3 Kasım 2010 Çarşamba

Symbian Vakfı SYMBEOSE için neden 22 milyon Euro ödenek alacak?


Symbian Vakfı pazartesi günü yaptığı bir açıklama ile SYMBEOSE (Symbian the Embedded Operation System for Europe) konsorsiyumu için Avrupa odaklı bir işletim sistemi geliştirmek üzere Avrupa Komisyonu'nun emri ile Artemis gömülü bilişim sistemleri oluşumu'ndan 11 milyon €, konsorsiyum üyelerinden ise 11 milyon € olmak üzere toplam 22 milyon € ödenek alacağını açıkladı.


28 Ekim 2010 Perşembe

Symbian ve Symbian Vakfı'nın Geleceği


Bir önceki yazımda Nokia’nın basın açıklamalarına istinaden değişen Symbian stratejisini irdelemiştim. Şimdi de dünü ve bugününe bakarak, Symbian’ın geleceğini inceleyelim.

24 Ekim 2010 Pazar

Nokia'nın yeni Symbian stratejisi

 
Nokia’nın 21 Ekim 2010 tarihli basın duyurularında (Bkz: Not. 1 ve 2) ve bunu takiben kendi resmi blog’larında (Bkz: Not. 3) sarf ettiği sözler Symbian hakkındaki değişen gelecek planlarını ortaya serdiği kadar, fazla detay belirtilmediği için birçok soru işaretini de beraberinde getirdi. Bu yazımda amacım bunları irdelemek olacak.

21 Ekim 2010 Perşembe

Nokia'nın dünü, bugünü ve yarını

 
Bu yazıda hakkında her kafadan ayrı bir ses çıkan (hatta bazılarının şimdiden"öldü" diyerek cenaze namazını kılmaya hazırlandıkları) Nokia'nın bugünkü haline gelmesini sağlayan geçmişini ve bu geçmişe istinaden bundan sonrasındaki planlarını inceleyeceğim.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Bir cennet meyvesi, Elma


Elma hepimizin bildiği fakat görece ufak bir kısmımızın etraflıca tanıdığı bir meyve, bu yüzden bu ilginç meyvenin pek bilinmeyen yönleri hakkında yazmak istiyorum. "Peki elmanın blog'unun konusu olan mobil dünya ile ne alakası var?" derseniz, yazımı sonuna dek okumanızı öneririm; gerçi önceki blog ve forum yazılarımı okuyanlar biyoloji, kimya gibi temel bilimler ile teknoloji arasında kurabildiğim bağlara pek yabancı olmadıklarından pek şaşırmayacaklar diye düşünüyorum.

Aslında bu, kaç zamandır yazmak istediğim bir yazıydı ama iş ve özel hayatım yüzünden ancak yazmaya vakit bulabildim, umarım uzun süredir yazmamamı telafi edecek bir yazı olur sizler için. Elma hakkındaki hikayemize öncelikle başlıktan da anlaşılabileceği üzere dini boyutu ile başlayacağım. Tabii ki dini konularda (ve aslında bahsedeceğim diğer konularda da) tam anlamıyla bir uzman olmadığım için yanlışlarım ve/veya eksiklerim olabilir, bu yüzden lütfen anlatacaklarımı (ne kadar gerçekleri yansıtsalar da) birer "gerçek" değil de, bir "hikaye" olarak görün ve beni olası hatalarımdan dolayı mazur görün. Kaynaklarımı ise yazıyı tamamladıktan sonra eklemeyi planlıyorum.